27 Şubat 2009 Cuma

Ender'in Doğumgünü Pastası





Sevgili eşim Ender'in doğumgünüydü 2 Mart Pazartesi. Ona, çok sevdiği ahududulu çikolatalı bir pasta hazırlamıştım ve küçük kalplerle de hediyemi süslemiştim. Herşey çok güzeldi taa ki Ender, haftasonu kaçamağı ve aynı zamanda doğumgünü için gittiğimiz Kartepe Kayak Merkezi'nde düşüp dizinin içindeki kemiği kırana kadar. Maalesef bazen güzel günlerde tatsız süprizlerle de karşılaşılabiliniyor. Yapacak bir şey yok. Tek tesellimiz daha ciddi bir komplikasyon olmaması ve mevcut durumun ameliyat vb. gerektirmemesi. Doktorunun söylediğine göre, 4-6 hafta ayağının üzerine ağırlık vermemesi gerekiyormuş, koltuk değneklerini kullanmada oldukça yol katetti bile. :)
Hayat süprizlerle dolu, tek yapmamız gereken, iyi kötü hepsini karşılayıp, gülümseyerek yola devam etmek. Debelenmenin kime faydası olmuş bugüne kadar ki bize olsun! C'est la vie dostlar!
Sağlıcakla kalın ve bu temennimin değerini de aman iyi bilin, neme lazım :))



25 Şubat 2009 Çarşamba

















Defne Misafir Ağırladı :)
Defne'nin Robert College Yuva'dan sınıf arkadaşları, öğretmenleri ile birlikte dün evimize ziyarete geldiler. Defne, hepi topu 1 saat içinde olup biten ev ziyaretinden çok memnun kaldı; heyecan içinde arkadaşlarına ve öğretmenlerine evimizi tanıttı, gezdirdi, odasını gösterdi. Ziyaret sona erdikten sonra da aynı heyecanla akşam babasına anlattı olup bitenleri.
Onun bu denli heyecanlanacağını ve sevineceğini tahmin ettiğim için ben de o güne özel bir şeyler hazırlamak istedim ve fotoğraflarda gördüğünüz kalpli kurabiyeleri hazırladım arkadaşları ve öğretmenlerine hediye olarak sunması için.
Saat 11:00-12:00 arası, yani okuldaki öğle yemeğinden hemen önce gerçekleşen ev ziyaretinin iştahlarını tıkamaması için de Defne ve arkadaşlarına meyve ikram etmeyi uygun buldum. Bu ara pek bir tutulan meyve sepeti sunumu da çocuklar için aklıda kalıcı ve sağlıklı bir seçim oldu zannederim. Meyve sepetini, o sabah taze taze hazırladım. Böyle bir sunum için ananas, çilek, kiwi ve taze kaşar peynirini tercih ettim.
Defne bu ziyaretten ve ev sahibesi rolünü oynamaktan inanılmaz keyif aldı. Şimdi de aynı rolü bir kez daha oynayacağı doğumgününü iple çekiyor!!!
Hepinize sevgilerimle....




8 Şubat 2009 Pazar

















Ali Deniz'in Uçak Pastası

Saint Benoit denilince aklima gelen bir iki isimden biri de Zeynep Arıkanlı. Derslerdeki olağanüstü başarısının yanısıra, aynı zamanda çok sosyal ve inanılmaz taklit yeteneği olan, yaptığı taklitleri, pek değerli hocalarımızın aslını aratmayan, nadide bir yetenek abidesi idi adeta Zeynep. Üniversite yıllarından sonra izini kaybetmiştim, derken facebook sayesinde tekrar buldum. Zeynep şu an Fransa'da doktorasını bitirmeye çalışan, cevval bir Galatasaray Üniversitesi Öğretim Görevlisi efenim...

Onca zaman darlığına rağmen, üşenmeyip benim pastalarıma ve yazılarıma keyifli ve motive edici yorumlar yapmaktan geri kalmayan Zeynep, son hamlesi ile keyfimi beşe katladı desem abartmış olmam. Sevgili yeğeni için bir doğumgünü pastası siparişi vermişti bana bir ay kadar önce (Fransa'da idi o zaman üstelik). Ali Deniz 3 yaşına girecekti ve hayalindeki pasta da "Üzerinde Arabalar Olan Yeşil Bir Uçak Pasta" idi!

Bu yaşta böyle bir hayalgücüne hayret ederken, büyüklerin bile bu kadar spesifik tarif vermemelerine şaşmıştım doğruyu söylemek gerekirse... Ali Deniz, verdiği tarifle benim işimi kolaylaştırmıştı; geriye tek bir şey kalıyordu o da hayalini hayata geçirmek...

İşte bu fotoğraflar Ali Deniz'İn doğumgününde çekilmiş o fotoğraflar... Ali Deniz pastasını ve üzerindeki Şimşek Mc Queen arabasını çok beğendi. Onu böyle mutlu görmek de beni keyiflendirdi :)

Minik bir hayali gerçekleştirmenin mutluluğu ile izninizle bir hafta dağa kaçıyorum. Dönüşte yeni süprizlerle ben sevgili büyücünüz yine burada olacağım...

Görüşmek üzere :))



4 Şubat 2009 Çarşamba


























"Muhsin Bilge'nin Emeklilik ve Doğumgünü Partisi"



Muhsin Amca'nın (Muhsin Bilge) Noter'den Emekliliği ve aynı zamanda Doğumgünü için düzenlenen süpriz partiden görüntüler...

Pastayı bana sipariş veren ve fotoğraflarda da taşıyan güzel hatun da benim 25 yıllık arkadaşım Aslı Bilge.

Aslı'dan aldığım parti sonrası dedikodularına göre, davetliler arasında bulunan Hollanda Konsolosluğu çalışanlarından biri, pastamın üzerindeki Van Gogh "Yıldızlı Gece" uygulamasını baskı zannetmiş.

Bundan daha büyük kompliman olamazdı benim için; çok mutlu oldum...
Nice mutlu, sağlıklı, Emeklilik yaşlarına Muhsin Amca :)






























3 Şubat 2009 Salı

2 Şubat 2009 Pazartesi




















































"Yıldızlı ve Lezzetli Bir Gece"

Bundan bir ay kadar önce, Saint Benoit'da 8 sene boyunca beraber dirsek çürüttüğüm arkadaşım Aslı, babasının 65 yaşını kutlayacağı doğumgünü ve aynı zamanda Noter'den emekliliği dolayısı ile özel bir pasta yaptırmak istediğinden bahsetmiş ve pasta siparişini de bana vermişti. 30-35 kişilik bir pasta olmasını istiyordu ama nasıl bir pasta olması gerektiği hakkında en ufak bir fikri yoktu.



Elimdeki tek ipucu, babasının bir sanatsever olduğu ve koleksiyonunda ünlü ressamlara ait değerli tablolar olduğu idi. (Aslı'nın müzeye benzeyen evinden bahsetmiştim size daha önce, işte o tablolar babasına ait)



Buradan yola çıkarak bir tablo pasta yapmaya karar verdim. Bir Van Gogh tablosunu seçmenin iki nedeni var: Birincisi, "Yıldızlı Gece" en sevdiğim eserlerden biri, ikincisi de Van Gogh'un bu son dönemlerdeki tarzı nisbeten daha kolay uygulanabiliyor. Kolay uygulanabiliyor dediğime bakmayın, şekerhamuru üzerine gıda boyası ile çalışmak hiç de öyle burada yazıldığı kadar kolay değil; bir kere hatayı silmek mümkün değil; ayrıca istediğiniz tonu yakalamak da zor.



İşe, bir gün önce iki adet pandispanya hazırlamakla başladım. Pasta, tablo olacağı için dikdörtgen fırın tepsisi en doğru seçimdi. Pandispanyaları hava almayacak şekilde streçleyip kaldırdım. Pandispanyaların ardından badem krokanları hazırlayıp, onları da hava almayan bir kaba aldım.



İkinci gün, önce ganaj krema ile özel bitter kremamı hazırladım. 8-10 kişi için pasta yapmaya benzemiyor; pastanın dilim sayısı arttıkça, hacimler artıyor; kol kaslarım çalışıyor :)



Aslı, babasının pastada likör, viski vb. sevdiğini söylemişti; ben de Kanyak kullanmaya karar verdim; bitter çikolataya en çok Kanyak yakışır kanımca.



Pandispanyaları Kanyaklı şerbet ile ıslattıktan sonra, önce bitter kremayı yaydım; üzerine badem krokanları serpip ikinci pandispanyayı kapattım. En üste ve pastanın yan duvarlarına ganaj kremayı sürüp pastayı biraz dinlenmesi için kaldırdım.



Sıra geldi şekerhamurlarını renklendirmeye ve açmaya. "Tablo" çalışacağım için, pastanın yüzeyinde beyaz şekerhamuru tercih ettim; tablonun çerçevesi için ise mor renkle şekerhamurunu renklendirdim. Pastayı şekerhamurları ile kaplayıp en zor aşamaya geçtim.



Evet, sulu boya veya yağlı boya yapar gibi, fırça ile gıda boyasını şekerhamuru üzerine, elimden geldiğince uyguladım. Sandığımdan daha çok zaman alan ve daha zor olan ama işin en zevkli kısmı idi "reproduction" faslı.



Son olarak, tablonun çerçevesini hazırladım ve dore gıda boyası ile süslemeleri bitirdim.



Bütün bu anlattıklarım toplamda 7 saat sürdü ama ortaya çıkan pasta bence tüm yorgunluğa değdi.



Sevgili Aslı, umarım baban için hazırladığın bu süpriz doğumgünü ve emeklilik kutlaması, hayallendiğin gibi gerçekleşir ve "Yıldızlı Gece" de bu hayalin içindeki görevini en iyi şekilde yerine getirir... Yıldızlı ve Lezzetli bir gece olması dileğiyle...