16 Ocak 2009 Cuma








Dansöz Bugün Pastasına Kavuştu :)


Defne'nin Robert College Yuva'dan sınıf arkadaşı Doruk'un annesi Ayşula Hanım, butik tasarım pastalar yaptığımı duyunca bana bir pasta siparişi vermişti. Ne'li olsun, nasıl olsun derken, "Dansöz" çıktı bir anda dudaklarımın arasından.... Neden dansöz diye sormayın, hiçbir fikrim yok. (Dansöz ete kemiğe bürünmek istedi herhalde...:) ...) Herneyse, Ayşula Hanım da bu öneriyi çok beğendi ve işte karşınızda Dansöz'lü Pastam...


İşe dün şekerhamurundan dansözü çalışarak başladım. Çok riske girmemek için ayakta bir figür yerine gördüğünüz formu tercih ettim. Ardından pastayı kaplamak için kullanacağım mor ve eflatun şekerhamurlarını renklendirdim. Hazır olarak mor renkli şeker hamuru maalesef bulunmuyor. İstediğim tonu elde etmek kolay olmadı. Pandispanyayı da hazırladıktan sonra streç filmle sarıp bugün kullanmak üzere fırına koydum.

Bugün ise pastanın içi için kullanacağım çikolatalı krema ve ganajı hazırladım önce.


Ardından pastayı yerleştireceğim straforu yuvarlak olarak kesip (yeni bir falçata almam lazım, körelmiş benimki biraz, zorlandım), üzerini kırmızı şekerhamuru ile kapladım. Straforun kenarlarını ise kurdela ile geçip hazırlığı tamamladım.


Sıra geldi pastayı straforun üzerine yerleştirmeye. 3 kat olarak hazırladığım pandispanya katmanlarını muz likörü ile tatlandırdığım şerbet ile ıslattım. Her kata önce iç kreması sürdüm, sonra muz dilimlerini dizdim; tekrar krema sürerek diğer kata geçtim. Pastanın katmanları tamamlandıktan sonra da üzerini Ganaj Krema ile kapladım her zamanki gibi. Biraz donması için pastayı buzdolabına kaldırdım.


Pasta dolapta dinlenirken, mor şekerhamurunu mermer tezgaha yapışmamasına dikkat ederek açtım. Pastayı dolaptan çıkartıp mor şekerhamuru ile kapladım. Daha sonra yıldız formu için, eflatun şekerhamurunu açtım ve yıldız formunda keserek pastanın üzerine yerleştirdim.


Pastanın etrafındaki şekerhamuru çatlaklarını kapatmak için eflatun şekerhamurundan minik yıldızlar kesip onları teker teker pastanın yan duvarlarına yapıştırdım.


Sıra geldi Dansöz'ü pastanın üzerine yerleştirmeye. Yine şekerhamurundan ufak ama kalın bir yıldız kesip bunu dansöze destek amaçlı kullandım.


Son olarak kırmızı şekerhamurundan kestiğim yıldızları ince tellerin ucuna geçirip pastanın son şeklini verdim.


Bütün bunlar olurken Defne bugün okula gitmediği için onu oyalamaya, dikkatini başka yerlere çekmeye, bunu başaramayınca ona da biraz şekerhamuru verip benim yanımda, esas pastaya dokunmadan o şekerhamurunu mıncırmasına ve kendi kalıpları ile şekiller çıkartmasına müsaade etmek zorunda kaldım...


Umarım sonuç başarılı olmuştur ve pastanın sahibesi de memnun olur.


Doğumgününüz kutlu olsun Ayşula Hanım!

15 Ocak 2009 Perşembe


















Ve Karşınızdaaa Dansöz Hanımkızımız.......... :))





12 Ocak 2009 Pazartesi



Emre'Nin Doğumgünü'nden Görüntüler.... Defne, pastayı neden üfleyemediğini bir türlü anlayamadı ve gözyaşlarına boğuldu :) Derken Emre, pastadaki en havalı figür olan "Küçük Denizkızını" Defne'ye verdi ve sorun çözüldü :)))
















Ejderhalı ve Şimşek Mcqueen & Spidermanli Doğumdügünü Pastaları




13 Ocak Salı günü Defne'nin okul arkadaşları Ferit&Sinan'ın doğumgünü.



Ferit Şimşek Mcqueen ve Spiderman'li, Sinan ise Ejderhali pasta istediler.



Pastaların içi çikolatalı. Umarım hoşların gider; bakalım yarın göreceğiz :)




11 Ocak 2009 Pazar


Vee karşınızda Şimşek Mcqueennnnnnn nnnnnnn

5 Ocak 2009 Pazartesi




Emre'nin Denizkızlı & Ahtapotlu Pastası

BÜMAK( Boğaziçi Üniversitesi Mağara Araştırma Klübü)'tan arkadaşım Osman Demirel ve sevgili eşi Aslı'nın oğulları Emre'nin doğumgünü için yaptığım bu pasta Emre'nin özel isteği "Muzlu & Çikolatalı" idi ve büyük küçük tadan herkes çok beğendi, ben onların yalancısıyım :)
Şaka bir yana, pastalarımı yaparken en özen gösterdiğim nokta hiçbir katkı maddesi kullanmamak. Benim de 4 yaşında bir kızım olduğu için bu konuda çok hassas davranıyorum. Örneğin kabartma tozu kullanmıyorum pandispanyayı hazırlarken. Pastacılığa biraz bulaşmış olanlar bilir, pandispanya veya kekin kabarması için "Ovalette" de kullanmıyorum, büyük pastahanelerin endüstriyel mutfaklarında kaçınılmaz olarak kullandıkları gibi. Annelerimizin yaptığı "Ev Yapımı Pasta" ile "Pastahane Pastası"nın tadı arasındaki farkı hepimiz çok iyi bilmez miyiz zaten?
Ben lezzetli, doğal ve sağlıklı pastalar yapmayı seviyorum ve maliyetinden kaçınmadan en taze ve doğal ürünleri tercih ediyorum. Sonuçta kendi kızıma yedirmek istemeyeceğim hiçbir pasta fırınımdan içeri girmiyor.
Peki ya gıda boyaları diyeceksiniz şimdi :) Yukarıdaki pastada da gördüğünüz üzere, şeker hamuru ile modellendirilen pastalarda gıda boyası kaçınılmaz olarak kullanılıyor. Gıda boyası farkında olarak veya olmadan tükettiğimiz pek çok yiyecekte bulunabiliyor. Özellikle çocukları cezbeden ne kadar şeker, çikolata, şekerleme, sakız vb. varsa, muhteviyatında mutlaka gıda boyası bulunuyor. Benim dikkat etmeye çalıştığım nokta, gıda boyası kullanırken, benim için en ekonomik olan değil de, en sağlıklı ve doğal olarak fiyatı da en yüksek olan gıda boyaları.
Öte yandan, bir anne olarak, mümkün olduğunca Defne'yi pastanın kendisini yemeye özendiriyorum. Üzerindeki süsler veya dışındaki kaplamanın işin görsel ve eğlenceli tarafı olduğunu ama asıl "Sihirli Lezzet"in pastanın kendisi olduğunu şimdiden öğrendi bile :)

Özetle, "Lezzetli", "Sağlıklı", "Size Özel" ve "Çocuklarınızı Mutlu Edecek Pastalar"da buluşmak üzere.. Siz hayalinizi söyleyin yeter....